Para etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Para etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2009 Pazar

Kısa Günün Kârı


Avrupa Ligi tahminlerindeki rezaletten sonra, aslında o kadar da kötü olmadığımızı göstermek amaclı koyuyorum siteye bu fotoğrafı. Kısaca kısa günün kârı..

4 Aralık 2009 Cuma

Seksi Real

Real Madrid halka arz olayı konusunda yeni bir çığır açtı geçen günlerde. İç çamaşırı olayına girdiler. Ocak ayından itibaren kulubün lisanslı iç çamaşırları vitrine çıkacak. Özellikle bayanları için ürettikleri ürünler bir hayli iddialı. 360 milyon sterlinlik yıllık kulüp gelirinin 4/1 geliri lisanslı ürün satışından geliyor. Bu iç çamaşırların kulübe iyi gelir getireceği kesin. Özellikle Real Madrid'li erkekler sevgililerinin üstünde bunu görmekten memnun olacaklardır.

3 Aralık 2009 Perşembe

03.12.2009 Avrupa Ligi İddaa Tahminleri


552 - Fc Copenhagen - Ecomax Cluj 1 - 1.6

553 - Psv Eindhoven - Sparta Prague Üstü - 1.65

555 - Shakhtar Donetsk - Club Brugge Üstü - 1.5

559 - Werder Bremen - Nacional Madeira X-2 - 2.8

561 - Dinamo Bükreş - Sturm Graz 1 - 1.6

562 - Fulham - Cska Sofia Üstü - 1.55

563 - Galatasaray - Panathinaikos 1 - 1.75

564 - Roma - Basel 1 - 1.35

568 - Ventspils - Hertha 1 - 2.6

Benim bu akşam için çıkardığım maçlar bunlar. Bir bu kuponu yapacağım, bide bu maçlar içinden Copenhagen, Shaktar, Dinamo Bükreş, Fulham, Galatasaray maçlarına 10 basacağım. İlk kupon 1 e 168,91 veriyor. İkinci söylediğim ise 1'e 10.416. Benim fikirlerim bunlar herkese bol şans.

13 Eylül 2009 Pazar

Suya Düşen 10 Büyük Transfer

Transfer dönemi geçen haftalarda kapanırken bir çok yakın görünen ama suya düşen transferlerle bir çok kişiyi hayal kırıklığına uğrattı. "O buraya gidiyor, bu burada kalacaktı, şu geliyor" gibi söylemlerin çoğu gerçekleşmedi. Gelin de eskiden son anda suya düşen en büyük 10 transferin hikayesine göz atalım.

10) Michael Laudrup (KB'den Liverpool'a)
Ne oldu: Muhtemelen Danimarka’nın yurt dışına sunduğu en büyük isim olan Michael Laudrup’un KB takımından Liverpool’a gitmek üzereydi 1980’lerde. Fakat kendisi bu transferi 3 yıl süre boyunca hep geri çevirip Danimarka’da kalıyordu. 3 yıl sonra rekor ücretle 1 milyon paunda Juventus’a dahil oldu.
Ne olabilirdi: O dönemlerde Bob Paisley’in çalıştırdığı Liverpool, İngiltere ve Avrupa’yı kırıp savuruyordu. Kırmızılar 81 ve 84 yıllarında Avrupa’nın Kralı iken, Michael tacını 92’de Barcelona ile alana kadar beklemek zorunda kalmayacaktı.

9) Matt Le Tissier (Southampton'dan Tottenham'a)
Ne oldu: İngiliz futbolcu 1985-2002 yıllarını kapsayan futbol hayatı boyunca Southampton forması giydi. 1989-90 sezonunda Tottenham başarılı genci almak istiyor ama nişanlısı Londra’ya gitmek istemediği için Le Tiss bu transferi son anda geri çeviriyordu.
Ne olabilirdi: Sunderland ile devamlı küme düşmememe mücadelesi veren Le Tissier Spurs ile 1991’de FA Cup’ı kaldırabilirdi. Bu olay biraz bayanları dinlememiz gerektiğini gösteriyor.

8) Roy Keane (Nottingham Forest'tan Blackburn Rovers'a)
Ne oldu: 1993 yılında Forest’ tan transferi kesin gözle bakılan, ve o dönem en parlak dönemelerini yaşayan Keano, Blackburn’e destek veren herkesi, özellikle de başkan Kenny Dalglish’i fazlaıyla üzüyordu. Söylenti o ki, bir takım kağıt işlerininin halledilmesi için transferde 2-3 gün bekletilen Dalglish, o arada Keane’nin Alex Ferguson’un ekibine katıldığını öğrenerek resmen yıkılıyordu.
Ne olabilirdi: Keane eğer Kırmızı Şeytan olmayıp Rovers’a gitseydi, 90’lı yılların egemen takımında yer almayacak ve bu kadar onura sahip olmayacaktı.

7) Cristiano Ronaldo (Sporting Lisbon'dan Arsenal'e)
Ne oldu: İleride dünyanın en pahalı futbolcusu olacak Ronaldo’yu Arsene Wenger ezeli rakibi Ferguson’dan önce kapıyordu. Wenger demiş ki: “ Antrenmanda Ronaldo ile beraberdik. Ona etrafı gösterdim ve arkasında onun adı yazılı bir forma verdim. Bize katılmasını istedim.” Gel gelelim Ronaldo vatandaşı Carlos Quieroz’un yanına, Manchester’a gidiyordu.
Ne olabilirdi: Premier Lig’e ilk geldiğinde, Ronaldo Arsenal ile Lig ve FA Cup şampiyonlukları yaşayacaktı. Fakat daha sonra Manu ile 3 lig ve bir Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu kazandı. Hangisinin daha iyi olduğuna, siz karar verin.

6) Paul Gascoigne (Newcastle'dan Manchester United'a)
Ne oldu: 1987-88’lerde göz dolduran başarılı bir genç olan Gazza’yı Manu ve Spurs gözüne kestirmişti. Kendisi Liverpool’u istese de onlardan teklif gelmemişti. Önce Old Traffor’da gitmeyi kabul ediyordu Paul, ama birkaç saat sonra sözünden dönüp Britanya’nın rekor transfer ücreti olan 2.3 milyon paunda Tottenham’a gidiyordu.
Ne olabilirdi: Belki de 80’lerin sonlarında, iyi bir dönem geçirmeyen United’a katılmayıp Tottenham ve İngiltere’de yıldızlaştığı için şanslı olduğunu düşünebiliriz fakat 1991 de FA Cup’ı aldıkları maçta ciddi sakatlığı, Gascoigne’i en verimli çağında futboldan uzaklaştıroyordu. United’a katılsaydı herşey daha farklı olabilir, 90’lı yılların tadını o da çıkarırdı Kırmızı Şeytanlar ile.
5) Kenny Dalglish (Deneme)
Ne oldu: West Ham United’a denenmek için çağırılan genç Kenny Dalglish, çok zayıf olduğu için başkan Ron Greenwood tarafından kabul edilmioyordu. Demirlerin(West Ham) kaybı adeta Celtic’in kazancı oluyor ve Celtic kulüb tarihinin en iyi futbolcusu olarak görülüyor.
Ne olabilirdi: Dalglish 1971-74 yılarında Celtic ile arka arkaya şampiyon olamayacaktı. Hammers ile orta sıra mücadelesi verecekti. Başkan da 1974’te görevi bırakmıştı.
4) Zinedine Zidane (Bordeaux'dan Blackburn'e)
Ne oldu: “ Tim Sherwood elimizdeyken neden Zidane’ı alalım ki?” şeklindeki söylemiyle başkan Jack Walker Zizzou transferine geçit vermemişti. Her ne kadar Sherwood önemli bir oyuncusu da olsa Blackburn’un, Zidane ile karşılaştıramayız.
Ne olabilirdi: Eğer Zidane gelseydi 95’teki şampiyonluktan çok daha fazlasını elde edebilirdi Blackburn.
3) Alan Shearer (Newcastle United'tan Manchester United'a)
Ne oldu: Bildiğimiz üzere Shearer’ın Ferguson’u iki kez reddetmişliği var. Eric Cantona’nn yanına alıp muhteşem ikili kurmak isteyen Fergie istediğini gerçekleştiremiyor, Shearer Sothampton’dan Blackburn’e; ardından ikinci kez reddettiğinde de Newcastle’a geri dönüyordu.
Ne olabilirdi: Shearer,Manchester’a gelse, küçükken kazanacağını hayal ettiği madalyalar aynen hayalde kalmayabilirdi.

2) Eric Cantona (Nimes'ten Sheffield Wednesday'a)
Ne oldu: 1991’de Fransa’da futbolu bırakma noktasına gelen Eric herkesi şaşırtmıştı. Ülkesinde bir hayli kızdırılmış olsa da, İngiltere’de de bir o kadar ilgi görüyordu. Sheffield’ın denemesine gidiyor fakar 2. bir hafta daha denenmek istemiyor ve aniden Leeds ile anlaşıyordu.
Ne olabilirdi: Cantona’lı Leeds şampiyon oluyor, Baykuşlar (S.Wednesday) Manu’nun ardından 3. oluyordu. Ardından Manu 3. lük problemini Cantona’yı alarak çözüyordu.

1) Diego Maradona (Argentinos Juniors'tan Sheffield United'a)
Ne oldu: Sheffield United menejeri Harry Haslam 600 bin paunda şok bir imza attırmak üzere iken, mali problemlerden dolayı transfer suya düşüyordu.
Ne olabilirdi: Bıçaklar(S.United) yıldız olaması yaklaşan genç Arjantinli ile çok daha iyi işler başarabilirdi. Maradona ise 86’da dünyada yılın futbolcusu olurken, Sheffield United uzun süreler alt liglerde çırpınıyordu.

4 Eylül 2009 Cuma

Yükselen değer Katar!

Sadece 5 yıllık bir profesyonel geçmişe sahip fakat mali açıdan çok güçlü olan Katar Ligi, son dönemde ağırladığı birbirinden ünlü yıldız futbolcularla dikkat çekmeye başladı. Guardiola, Batistuta, Effenberg, Okocha, Desailly, Hierro, Hurtado, Abedi Pele, Leboeuf gibi eski yıldızlarla başlayan Katar furyası son dönemlerde Ricardinho, Felipe, Amara Diane, Zarate, Kader Keita, Tenorio, Lamouchi, Feindouno, Emerson gibi yıldızlarla devam ediyordu.
Ayrıca çok sansasyonel futbol olayları da var Katar Ligi'nin. Kariyerinde 1000'i aşkın gol bulunan Romario'ya 3 maç için tam 1.5 milyon dolar ödediğini gördük Al-Sadd takımının. Gelgelelim Romario bu maçlarda ağları bulamadı. Yine Trabzonsporlu Yattara'ya da bu klübe 10 milyon 800 bin euroya gitmişti fakat macerası uzun sürmemişti. Futbolda önemli yerlere gelebilmek için hükümetin desteğini arkasına alan ve bu yıldızlara tonlarca para döken Katarlılar hedeflerine tam ulaşmış değiller. Zira FIFA Dünya klasmanında 83. sırada yer alıyor Katar. Asya'da ise 8. sırada.

Ama onlar pes etmeyecek, seslerini duyurmak için ellerinden geleni yapacaklar gibi görünüyor. Son olarak bir yıldızı daha kaptılar. Middlesborough'lu Afonso Alves Martins Junior 7 milyon euro karşılığında Al-Sadd ile anlaşarak Katar'ın yolunu tuttu. 28 yaşındaki golcünün 2 sezonluk Hollanda Ligi kariyeri Heerenveen'de 39 maçta 45 gol, 3 asist iken 2 sezonluk İngiltere Ligi kariyeri ise Boro'da 40 maçta 10 gol, 3 asisttir. Premier Lig ile pek de uyuşmadığı görülen gol makinesi umarım Katar'da PSV'deki günlerine geri döner ve en azından Katar'ın gelişmesine yardımcı olabilir.
Bu kadar yıldızın yanında kendi futbolcularını yetiştirip dünya pazarında sunsalar hiç fena olmazdı. Hazır onlarda para gani iken.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Para Var Huzur Var

Avrupa'dan para için Asya'ya, Al-Hilal'e giderek kariyerinde geri bir adım attığı eleştirilerine uğrayan Gerets'in ve futbolcularının keyfi yerinde gibi görünüyor.. Acaba gerçekten para mutluluk getiriyor mu :-)





12 Temmuz 2009 Pazar

Futbol Sanayii Lyon


Lyon'un son 10 yılda en pahalı ücrete aldığı ve sattığı 15 oyuncunun kısa bir araştırmasını yaptım bugün.. 7 yıllık saltanat bu sene sona erse de, Lyon'un nasıl bütçesini sıcak tuttuğunu ve nasıl dünya futboluna yıldızlar kazandırdığını çok açık bi şekilde göreceğiz. Önce şu listeleri paylaşayım sizinle..

Lyon'un son 10 yılda maksimum ücretle aldığı 15 futbolcu;

1. €24m - Lisandro LOPEZ -Porto

2. €17.7m - Sonny ANDERSON -Barcelona
3. €16m - Kader KEITA -Lille
4. €15.4m - FRED -Cruzeiro
5. €15.2m - EDERSON -Nice
6. €14m - Jean II MAKOUN -Lille
7. €12.1m - Eric CARRIERE -Nantes
8. €11.7m - Mickaël ESSIEN -Bastia
9. €11.1m - EDMILSON -Sao Paulo
10. €10.m - TIAGO -Chelsea
11. €8.8m -Pegguy LUYİNDULA -Strasbourg
12. €8.5m - Eric ABIDAL -Lille
13. €8.5m - Hugo LLORIS -Nice

14. €8.4m - John MENSAH -Rennes
15. €8.2m - Kim KÄLLSTRÖM -Rennes

Lyon'un sadece bu yaptığı
15 transfere harcadığı rakam son 10 yılda €189.8m. Gayet iyi bir rakam ama birde kazandığına bakalım..

Lyon'un son 10 yılda maksimum ücretle sattığı 15 futbolcu;



1. €38m - Michael ESSİEN - Chelsea
2. €35m - Karim BENZEMA - Real Madrid
3. €26m - Mamadou DİARRA - Real Madrid
4. €21m - Florent MALOUDA - Chelsea
5. €17.6m - Steve MARLET - Fulham 3
6. €15m - Eric ABİDAL - Barcelona
7. €15m - TİAGO - Juventus
8. €12m - Ben ARFA - Marsilya
9. €10m - Peguy LUYİNDULA - Marsilya
10.€10m - NİLMAR - C.Paulista
11.€8m - EDMİLSON - Barcelona
12.€8m - Loic REMY - OGC Nice
13.€7.75m - Alou DİARRA - Bordeux
14.€7m - Kader KEİTA - Galatasaray
15.€6.6m - Steed MALBRANQUE - Fulham

Son 10 yılda sadece bu 15 futbolcudan kasasına koyduğu para ise €237m gibi bir rakam..Bu harika bir rakam gerçekten..Sadece şu 30 futbolcu arasında kar-zarar ilişkisi kurarsak eğer,Lyon'un €47.1m gibi bir kar elde ettiğini görebililiyoruz rahatça.''Bu bir Benzema bir de Abidal demek..!!''Ama asıl konu ise Lyon'u Lyon yapan,onları 2.ligte bir takım iken alıp Avrupa Kupaları'nda oynama sözü vererek, büyük ümitlerle başkanlığa gelen Michel Aulas'a bağlanıyor.Bu adamın futbolla pek bir alakası olmasada,Lyon'un çıkarlarını herşeyin gözönünde bulundurduğunu ve bu işi gerçekten çok iyi bildiğini söylemek lazım..

Sizin de gördüğünüz gibi Lyon'un elinden kimler gelip kimler geçmiş..Ne yıldızları alıp satmışlar.Bunun sonu tabii ki gelmez..Kim bilir daha kimleri çıkarıp futbol dünyasına armağan ederler ama demek istediğimiz ; sadece şu 2 tabloya bakarak 2. ligten gelip, bu kadar büyük bütçelere ulaşmış bir kulübün nasıl 7 sene Fransa'ya hakimiyet kurduğunu anlayamamak pek zor değil.Michel Aulas da sağolsun tabii.Büyük Başkan...

Yeni Chelsea City


İki yıl önce transfer piyasasını alt üst eden astronomik paralarla oyuncu transfer eden Chelsea'nin yerini bugünlerde City almış durumda..Chelsea'den haftalık 150 bin avro alan kaptan Terry'e Chelsea 180 bin öneriyor..City ise Terry'e haftalık 300 bin avro vermeye hazır..Terry şu günlerde suskun..Ne Chelsea ne de City'ye olumlu yaklaşıyor..Terry'nin böyle sessiz kalması ise City'i umutlandırıyo olmalı..Önümüzdeki günlerde 42 milyon avroluk teklif yapılacağı konuşuluyor..Kim bilir belki de Ancelotti'nin yaptığı şaka gerçeğe dönüşür...

7 Temmuz 2009 Salı

Ver 80 Milyon Euro'yu Al Ribery'i


Ribery transferini daha fazla uzatmak istemeyen Münih yönetimi takım içinde çıkan huzursuzluklardan rahatsız olmuş olacak ki Ribery'e Donaueschingen'de yapacağı kampın başlangıcı olan 16 Temmuz'a kadar süre tanımış.Ama Ribery'nin kulüpten ayrılmaya niyeti ciddi gibi.Hala umutla Madrid'in kendisini transfer etmesini bekliyor.Ayrıca Madrid'in Ribery için verdiği 64 milyon euroyu beğenmeyen Münih yönetimi fiyatı ''80 milyon euro'' olarak belirlemiş olması Ribery'nin transfer defterini kapatabilir,tekerine çobak sokabilir..Biraz fazla uçmuşlar açıkçası.Kaka'nın bile 64 milyon euro ettiği bir transfer piyasasında Ribery'e 80 istemek biraz vicdansızlık olur.Bir de Madrid cephesine 9 günlük süre tanımışlar.Gerçi Madrid alıpta ne yapacaksa ? Ama Madrid bu hiç belli olmaz,lafımızı yedirebilirler..Belki güzel bir misilleme de gelebilir Barça'dan.Hazır fiyatı da konmuşken bu transferi bitirip bir anda Ronaldo'nun transfer sezonunu üstünde kurduğu hegemonyası da bitmiş olur ama ben gene de hiç bir kulübün Ribery için o kadar parayı gözden çıkaracağını sanmıyorum...

Kim ''500 Milyon Euro'' İstemez Ki ?

Birkaç sezondur La Liga'da işler Valencia'ın istediği gibi gitmiyor.Bunların nedenlerinin başında tabii ki Valencia'nın içinde bulunduğu kötü ekonomik durumu yer alıyor.Bu kötü finansı düzeltmek için bir çok yıldız futbolcusunu satma noktasına kadar gelen Valencia takımının imdadına daha bir ay önce görevi bırakan eski başkanları Vicente Soriano yetişmiş.Kulübün kontrolünü tekrar eline aldığını söyleyen Soriano,Inversiones Dalport SA Grubu'nun Valencia'nın hisselerinin yüzde 51'ni aldığını söyleyerek kulüp için 500 milyon euroluk bir bütçe hazırlamaya hazır olduğunu dile getirmiş.



Çokta lazımmış gibi yardımcılarının isimlerini açıklamayı da reddetmiş.Neyse biz Soriano ve ahbablarını bırakalım da bu nakit akışının Valencia'ya getirebileceklerini konuşalım.Bu projenin gerçekleşmesiyle beraber birçok kulüp tarafından transfer edilmek istenen Villa,Silva,Mata,Hernandez gibi genç ve yetenekli isimleri de satmak zorunda kalmayacağı akıllara gelen ilk olay tabii ki.Hiç şüphe yok ki buna en çok sevinen Valencia taraftarları olacaktır.Hatta böyle bir bütçe ellerine geçmişken bir kaç flaş transfer bile isteyebilirler bizden söylemesi.En son 03-04 sezonunda mutlu sona ulaşan Valencia'nın üst üste 99-00 ve 00-01 sezonlarında 2 kez Şampiyonlar Ligi finali oynadığı da düşünülürse,taraftarların böyle isteklerde bulunması gayet doğal olabilir.Sonuçta uzun zamandır mutluluğu tatmamaları, onları gelecek için daha ümitli kılıyor olabilir..