Azfarklaaut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Azfarklaaut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2010 Perşembe

Az Farkla Aut Kaldığı Yerden


İşler , sınavlar vs. olaylar nedeniyle bir hayli aksattığımız blogumuz kaldığı yerden devam ediyor. Geri dönüşümüz hüzünlü oluyor maalesef. Çanakkale Dardanelsporumuz küme düşüp bizleri üzdü gene. Dünya Kupası bir nebze olsun unutturdu bize bunu. Her neyse bizi takip edenlere öncelikle teşekkür ediyorum ve bizi takip etmeye devam edin diyorum.

5 Mart 2010 Cuma

Özel Maç Mağdurları


Özel maçlar son yıllarda daha çok sakatlıklarla ünlü olmaya başladı. Son zamanlarda klasik haline gelen bu haberlere bu özel maç haftasında da yenileri eklendi. Cüneyt Çakır'ın yönettiği Hollanda-Abd maçında Bolton'un Amerikan oyuncusu Stuart Holden'ın ayağı kırıldı. 6 ay sahalardan uzak kalacakmış 24 yaşındaki Holden.


Almanya-Arjantin maçında da Arjantinli iki oyuncu sakatlandı. Demichelis ve Heinze yaklaşık bir ay forma giyemeyeceklermiş. Fiorentina deplasmanı öncesi Bayern için çok kötü bir haber. Bunlar şimdilik sadece öğrendiklerim. En az bunun kadar ciddi sakatlıklar olmuştur. Aslında her maçta sakatlıklar oluyor ama nedense özel maçlardaki gözümüze batıyor.

2 Mart 2010 Salı

Bir İlginç Gençlerbirliği


Gençlerbirliği sezonun en dengesiz takımlarından biri. Son beş haftadır da kazanamıyor Ankara ekibi. Doll ile birlikte ilk yarının bir bölümünde dikkatimizi çekmişti. Hurşut Meriç'iyle, Mustafa Pektemek'iyle, Kahe'siyle. Şimdi Gençlerbirliği ile ilgili bazı ilginç istatistikler vereceğim be sezonu kapsayan.

* Gençlerbirliği'nin oynadığı 21 karşılaşmanın (Ankaraspor maçları dahil değil) sadece yedisinde hem Gençlerbirliği hem de rakip takım gol atmayı becermiş. Hem attığı hem yediği karşılaşmalarda sadece Beşiktaş'a kaybetti Gençlerbirliği.

* Gençlerbirliği'nin son oynadığı 10 karşılaşmanın yarısında Mustafa Pektemek ilk onbir başladı. Yarısında da sonradan oyuna dahil oldu. Mustafa Pektemek'in on bir başladığı bu beş maçta Gençlerbirliği galip gelemedi ve sadece bir gol attı. Bu gol de Mustafa'dan değil. Fakat Mustafa'nın sonradan girdiği beş karşılaşmada ise Gençlerbirliği 10 puan toplamayı başardı. Mustafa Pektemek de iki gol attı bu maçlarda.

* Gençlerbirliği Ankaraspor maçı haricinde ligde altı galibiyet elde etti. Galip gelinen dört maçta da Kahe gol attı. Kahe'nin suskun oluşu takımı doğrudan etkiliyor.


25 Şubat 2010 Perşembe

Türkiye'de Gattuso Olmak


Gattuso'yu futbolla ilgilenen herkes bilir. Nasıl tipte bir oyuncu olduğunu. Ben sevmem oyun tarzını. Tabi beğenenlere de birşey demem. Çünkü takımı için savaşıyor. Sert olsa da biraz herşeyini koyuyor. Türkiye'de de bu tipte oyuncular var. Fakat ben dahil herkes onlara antipatik olarak bakıyor. Gattuso sert olunca takımını düşünüyor fakat onlar sert olunca kasap oluyorlar futbolcu değil oluyorlar. Bu tarz oyuncuları hiç sevmesem de Gattuso örneğini düşününce onlara hak veriyorum. Futbolda herşey teknik değil bazen sertlik de işe yarıyor. Birçok örnek var ama buna en yakın olan ismi örnek vereyim..


Sedat Ağçay ;

Bugün takımlarında defansif orta saha olarak görev yapan Uğur İnceman, Deniz Barış gibi oyunculardan daha iyi olduğu kesin onun. Galatasaraylıların tepkileriyle şu günlerde gündemde Sedat. Sertliği Mustafa Sarp'ın sertliğiyle aynı. Bu sertlikler tabii ki güzel değil. Ama Avrupada'ki örnekler takdir görünce onların eleştirilmesi anlamsız kalıyor. Çok takım değiştirmiş Sedat Ağçay. Bence uzun yıllar Antalya'da kalmalı. İstikrar sağlarsa orada daha uzun yıllar orada forma giyer. Bu futbolculara bir örnek olan Sedat Yeşilkaya. Tabii o çok daha sert Sedat'tan. Belirtmek isterim ki o da Galatasaray altyapısından.


Not: Gattuso'yu sadece karakter olarak örnek verdim. Tabii ki aralarında çokça kalite farkı var..

15 Şubat 2010 Pazartesi

ALS İçin Futbol Kitabı


Bu projeyi bloglarınızda duyurmanızı rica ediyorum.


Geliri tamamen ALS MNH Derneği'ne bağışlanacak olan bir futbol kitabıprojesi...


Anadolu futbolunu yazan bloggerlar olarak en büyük çabamızsesimizi duyurmaksa, sadece ama sadece Anadolu üzerindeki ilgisizliği birazolsun kırabilmekse; sadece blog satırlarından değil; sahaflardan, kitapçılardanda insanlara seslenmeliyiz. Bunun için birkaç kitap yazıldı Türkiye'de, lakinçok büyük kitlelere ses duyurulamadı, Anadolu içinse hala aynı tas aynı hamam!İlgisizlik had safhada...


Bizler, biliyoruz ki Anadolu'da büyük birpotansiyel, lakin büyük olumsuz koşullar var. Bu olumsuz koşullardan birisi de,bilgisizlik. Madem takımını destekliyorsun, madem kalemine sarılıyorsun; sen dekatıl!


Destek ver...Takımına dair yazabileceğin şeyleri, insanlarınilgisini çekeceğini düşündüğün yönlerini; geçmişi, bugünü ve yarını harmanlayıpyaz...Sayfa sayısı konusunda bir kısıtlama olmamakla beraber, 10 - 15civarı bir sayfa sayısı olursa iyi olur. Yazı konusu olarak belli bir kıstasımızyok, sadece okuyanın gözünde takımın eskiden bulunduğu ve şimdi içinde olduğukoşullar, futbolun ana şartı taraftar, oyuncular gibi futbol ögeleri canlanmalı.Futbol bizimle güzel, futbolu güzelleştirmek de bizim elimizde!


Yazıları yollamak veya projeye dair bilgiler almak için adres:flagg.a@gmail.com


Twitter:


FacebookGrubumuz:

26 Ocak 2010 Salı

Drogba Chelsea'de Eto'o Inter'de Güzel


Güzel bir Afrika Kupası izliyoruz. Her ne kadar kötü bir başlangıç olsa da ilginç maçlar bir nebze olsun o olayları unutturdu bizlere. Futbolun niye bu kadar sevildiğini bir kez daha gösterdi. Favoriler yoluna devam edince de çeyrek finalde daha güzel maçlar çıkardı. Fakat bazı gelişmeler de dikkat çekici. Birçok Avrupa yıldızının bulunduğu turnuvada başka futbolcular daha fazla ön plana çıktı. Dün Fildişi her ne kadar son dakikada da elense Drogba'nın bu gollerde ve oyunda bir başarısı yoktu. Sahada göremedik. Elenmesini istiyordu adeta Fildişi'nin. Bir an önce Londra'ya dönmek istiyor olmalı. Aynı şekilde bugünkü maçta Eto'o. Sahada geziniyor adeta. Arada bir çıkıp etkisiz şut çekiyor o kadar. Emana'nın bu güzel oyununa eşlik edebilse şuanda Mısır yerine Kamerun yarı finalde olabilirdi. Belki de iki ismin başarısında arkalarındaki adamların da önemli etkileri var. Drogba'yı Lampard ile izlemek güzel. Eto'o Ronaldinho ile başka güzeldi. Dönsünler kulüplerine. Tanıyamadık onları.

25 Ocak 2010 Pazartesi

Turkcell Süper Lig - Azfarklaaut


Bir ay önce yazdığım bir yazı TSL Transfer İhtiyaç Tablosu. Transfer döneminin bitmesine az kala bu yazıyı bugün okudum. Baktım ki doğru bir analiz yapmışım. Transfer yapmasına gerek olmayanlar transfer yapmamış, defansa ihtiyaç olanlar defans almış. Kısacası hem ben, hem de takım teknik direktörleri ihtiyaçları iyi gözlemlemişiz. Şimdi ihtiyaçlar tamam. Daha iyi bir ikinci yarı bizi bekliyor. Turkcell Süper Lig ile ilgili yazılar ikinci yarı boyunca da sitemizde devam edecek. Bizi izlemeye devam edin.

19 Ocak 2010 Salı

Renksiz Takım Gaziantep Bld.


2005-2006 sezonunu 13.sırada, 2006-2007 sezonunu 11.sırada, 2007-2008 sezonunu 14.sırada, 008-2009 sezonunu ise 13.sırada bitirmiş Gaziantep Belediye. Bu senede aynı istikrarı sürdürüyorlar. O sıralara yapışmış öylece duruyorlar. Ne taraftarı var ne stadyumu. Ne hocası bellidir ne de futbolcuları. Ne zaman hangi ara puan aldıkları da belli değil. Dün akşamki Konyapor deplasmanında alınan galibiyet gibi nadiren ortaya çıkarlar. Stadyum ve seyirci açısından ne kadar şanssızlarsa, Bank Asya'da kalmak konusunda o derece şanslılar. Eminim ki bu senede öyle ya da böyle düşmeyecekler. Gaziantepspor maçlarına bile gitmeyen Gaziantep şehrine bu takım gerçekten çok fazla. Umarım ikinci yarı her maç rakipleri bu takıma ciddi hazırlanır ve sonları Konyaspor gibi hüzünlü olmaz. Yoksa sezon sonunda 14.lük basamağı Gaziantep Bld.'yi bekliyor.

16 Ocak 2010 Cumartesi

Neill - Youla - Mehmet Demirkol


Ferrari transferinden sonra gereksiz bir tartışma açıp Ferrari'nin Gökhan Zan'dan fazlası yok demişti. Ona kanıt olarak da Parma-Gençlerbirliği maçını göstermişti. Şimdi Neill geldi. Ünlü bür Blackburn - Gençlerbirliği maçı vardı. Gençlerbirliği güzel bir galibiyet almıştı. Gökhan Zan şimdi Galatasaray'da. Neill de Galatasaray'a geldi. Acaba Neill'in Gökhan Zan'dan fazlası yok polemiği başlatır mı Demirkol ?

7 Ocak 2010 Perşembe

Vassell'in İçler Acısı Hali


İyice dramatize edildi Vassell'in olayı. Türkiye'nin başkentinde yaşayan Vassell bunları derse Alanzinho ne der, Makukula ne der. Zorla getirilmiş bir havası var. Gelirken keşke para yerine biraz Ankara ve Türkiye hakkında araştırma yapsaydı. Ne kadar İngiltere'den gelen birinin Türkiye'de zorluk yaşaması normal ise de , bunun biraz abartılı olduğunu düşünüyorum. Gene aynı yere çıkar bu konu. Paranın kokusu baştan hoş gelmiş olsa gerek ki bunlara bakmadan gelmiş Vassell. Şimdi de ortaya içler acısı hali çıkmış. Ankara onun futboluna belki birşey katamamış ama şairlik ruhu kattığı kesin.


Vassell der ki : Kendimi bir filmde gibi hissediyorum. Ailesi tarafından savaşa gönderilen başrol oyuncusuyum, fonda acıklı bir müzik var, izleyiciler ise patlamış mısırlarını yiyorlar.

Benziyorlar Kardeşim # 13

Fiorentina'nın 31 yaşındaki defans oyuncusu Gianluca Comotto ,


Çanakkale Dardanelspor'un başarılı performansıyla birçok takımın dikkatini çeken forvet oyuncusu Koray Kurt. Koşuşunun da Tuncay Şanlı'ya çok benzediğini belirtmek lazım.

6 Ocak 2010 Çarşamba

L'Imperatore'un Gözünden # 1


Efes Cup'ın olmadığı, transferin az olduğu bir devre arası geçiriyoruz. Tüm kulüpler arayışta hala. Beşiktaş'ın gönderilmeye aday bazı futbolcuları da rahatladı. Bir aydır gündemi meşgul ediyordu Delgado konusu. Delgado dönmeyince Tabata, Tello, Bobo hepsi rahatladı. Beşiktaşlıları da bazı kötü düşünceler sardı. Ya Bobo gönderilme korkusuyla son haftalar iyi oynadıysa. Bu düşüncelerle yeni sezona girecek Beşiktaş. Bir de bugün duyduk ki Necip'in kıymeti bilinmeye başlanmış. Ne mutlu. İnşallah -en azından- ilk 18'de görürürüz sıklıkla onu. Kendi madenini işlemeli artık Beşiktaş geç olmadan.

Çanakkale'den döndüm ki haberler arkamdan gelmeye başladı. Atahan'a sordum niye gönderildin diye. Ortada hiç bir şey yok, Buğra geldi diye gönderilmiş olabilirim dedi. Sebeplerden biri budur. Fakat bu sebep de dahil olmak üzere hepsi saçmadır. Bu sene hiç şikayetimizin olmadığı ender futbolculardan biriydi Atahan. Mücadelesini, hırsını ancak canlı izleyerek anlardınız. Sadece hırs yeter mi derseniz. Bazı oyuncular sadece hırslıdır ama Atahan öyle de değildi. Tam bir takım oyuncusuydu. Bizden daha iyi bir takımda forma giyebilecek bir oyuncu. Büyük ihtimalle de öyle olacak. Kendisine başarılar dileriz. Az ama öz formamızı terlettiği için.

Bursa'da gündem Sercan Yıldırım. Herkesin önceden yanında yer aldığı Sercan için durumlar biraz değişmiş durumda. Kaptan Ömer Erdoğan, Sercan'a uyarıda bulunmuş. Bir karar vermeli demiş. Pek de haksız değil. Bundan sonra Bursa'da iyi oynayamadığı her maç sonrası karşısında taraftarlarını bulabilir.

Four Four Two'da bu ay yer almamız bizler için çok sevindirici. Kısa zamanda bir hayli yol aldık. Destekler çoğaldıkça daha iyi şeyler ortaya çıkacağından da eminim. Bize yorumlarıyla desteği esirgemeyen herkese teşekkürlerimi sunarım.

Burak SAĞLAM;

28 Aralık 2009 Pazartesi

Çanakkale Sana Kucak Açar Okan Koç


Okan Koç Altay'dan gönderildi. Yönetimin yapacağı iş çok kolay. Gidip Okan'ı alıp Çanakkale'ye getirmek. Okan Koç'un da bu durumda hayır diyeceğini sanmıyorum.

27 Aralık 2009 Pazar

Delap ve Wenger


Taç atışlarının ayakla kullanılmasını istemiş Arsene Wenger. Tamam bu yanlış ya da doğru mantıklı bir fikirdir. Fakat neden ayakla kullanılmasına verdiği yanıt çok komik. Rory Delap'ı örnek göstererek , bazı futbolcuların uzun taçlarının o takımlara haksız avantaj sağladığını öne sürmüş. Delap Stoke adına maçta birkaç uzun taç atınca ne olacak. Başka takımlar demez mi biz de Fabregas yok , bu haksız avantaj, biz Premier Lig'den çekilelim. Her takım başarılara takımda bulunan oyuncuların belirli özellikleriyle ulaşır. Wenger de diğer takımlarda bulunmayan nitelikteki futbolcularla şampiyonluklar yaşadı. Ama dediği gerçekten komik. Son dönemlerde Wenger istediği başarılara ulaşamadıkça bahaneler üretiyor. Yakışmıyor böyle bir teknik adama. Wenger oyuncu seçerken neye göre seçiyor acaba. Fiziklerine bakarak mı..

25 Aralık 2009 Cuma

17 Hafta Sonunda Akılda Kalan 17 Olay

17 hafta sonunda aklımda kalan 17 olayı yazmak istedim.. Liste şöyle ;

1- Fenerbahçe'nin devreyi lider kapatması ve sezona lig tarihinin en iyi başlangıcı olan 8'de 8 ile başlaması,

2- Makukula'nın oynadığı 14 maçta 13 kez rakip fileleri havalandırması, 2 kez kendi kalesini bulması, ilk devreyi gol kralı olarak tamamlaması,

3- Mustafa Denizli'nin her maça farklı 11 ile çıkması, üst üste 2 maç aynı 11'le sahaya çıkmaması,

4- Roberto Carlos'un devre arasını beklemeden, şampiyonluk yaşayamadan ülkesine dönmesi,

5- Ankaraspor'un küme düşürülmesi, ligin 17 takımla devam etmesi, Ankaragücü'nün Ankaraspor'un bütün oyuncularını alması,

6- Üç büyüklerin birbirini üçlemesi, 5. haftada Ali Sami Yen'de Galatasaray'ın Beşiktaşa, 10. haftada Saraçoğlu'nda Fenerbahçe'nin Galatasaray'a, 14. haftada da İnönü'de Beşiktaş'ın Fenerbahçe'ye 3 atması,

7- Nobre'nin bu sezon Süper Lig'de golle tanışmasının 17. haftayı bulması,

8- Doğruluğu kanıtlanmasa da Kazım Kazım, Vederson, Dos Santos'un kelepçeli seks partisine katılması,

9- Diyarbakırspor kalecisi Espinoza'nın şehirden kaçması, sebebini de bölgedeki terör eylemlerine bağlaması,

10-Kötü giden takımların ilk başvurduğu isim olan Yılmaz Vural'ın başa gelmesiyle birlikte Kasımpaşa'nın son 11 haftada sadece bir mağlubiyet alması,

11- İlk 4 hafta mağlubiyet yüzü görmeyen Belediye'nin ilk mağlubiyetini Trabzon'dan 6-1 gibi farklı bir skorla alması, 6-1'den sonra ki dört hafta daha mağlubiyet almayan Belediye'nin bu sefer de Bursa'da 6-0 mağlup olması,

12- Rijkaard'ın Bursaspor maçında özel sebeblerden dolayı takımın başında olamaması, yerine Neeskens'in takımın başında sahaya çıkması ve bir pozisyonda Ozan İpek'e saldırması,

13- Mustafa Sarp'ın kendini parçalaması ve hakeme alenen küfür etmesine rağmen bir maç, Kazım Kazım'ın fuck off'una 4 maç ceza verilmesi,

14- Ferrari ve Sivok ikilisi. Ferrari'nin ilk geldiğinde parası çok tartışıldı. Ama sonra parasının hakkını verdiğini gösterdi. Bu ikilinin iyi bir uyum sağlayarak Beşiktaş'ın 10 maçta gol yememesini sağlaması,

15- Biraz magazinsel ama yapcak bişey yok. Aklımızda kalan bir olay. Arda'nın arkadaşımın sevgilisi, kardeşim dediği Sinem Kobal'la bir ilişkiye başlaması,

16- Fenerbahçe'nin Gaziantep'de öne geçtiği maçta son dakikalarda 2 gol yiyerek mağlup olması, Beşiktaş'ın aynı şekilde İnönü'de Bursa'ya son dakilarda boyun eğmesi ve Sami Yen'de Galatasaray'ın son dakika golüyle Belediye'ye puan kaptırması,

17- Sivasspor'un muhteşem 2 sezonundan sonra bu sezona çok kötü bir başlangıç yapması ve Bülent Uygun'un istifası. Deyim yerindeyse Sivasspor ve Bülent Uygun'un çöküşü,

Bizim aklımızda kalan 17 olay.

Bizim gözden kaçırdığımız ve sizin de aklınızda kalan olaylar varsa yorumlarınızı bekleriz.

22 Aralık 2009 Salı

TSL Transfer İhiyaç Tablosu


Lider ile başlayalım yazıya. Fenerbahçe her ne kadar ilk yarıyı lider olarak kapatsa da bir takım eksiklikleri var. Forvet isteği taraftarlarca yineleniyor. Guiza son hafta Trabzon'da galibiyeti getirse de ilk yarı boyunca isteneni veremedi. Roberto Carlos'un ardından Vederson sezon sonuna kadar idare eder mi bilmiyorum. Bana göre Deivid gönderilmeli ve yerine iyi bir yabancı forvet alınmalı. Sol bek konusunda Uğur Boral ve Andre Santos'un da o bölgede oynayabildiği unutulmamalı.

Galatasaray'da bas bas bağıran defans transfer ihtiyacı defans bölgesine. Diğer bölgelerde pek sorun yok gibi görünüyor. Kewell ile sözleşme imzalanması en önemli transfer oldu Galatasaray için. Yedi yabancısı olduğundan yabancı transferi için Galatasaray'ın birini göndermek gibi bir derdi de yok.

Üçüncü sıradaki Bursa'da yapılacak ilk hamleler Volkan ve Sercan'ı elinde tutmak. Daha önce yabancılar konusunda şanssız olan Bursaspor'un bu sene yüzü bu konuda güldü. Zapo ve Ergic'in performansları üst sıralar için önemli. Tadeu'nun yerine alınabilecek bir yabancı forvet Bursaspor'u üst sıralarda tutmaya yeter. Batalla'nın da ikinci yarı daha iyi performans göstermesi gerekir.

Kayserispor bazı yabancılarından faydalanamıyor. Olembe ve Troisi az süre aldı. Orta sahaya takviye şart bana göre. Eren Güngör'ün sakatlığı nedeniyle defansın ortasında her maç Ali Turan ve Aydın görev yapıyor. İkisinden birinin olmaması durumunda Kayserispor zor durumda kalabilir. Bu yüzden defansa da transfer gerekli.

Beşiktaş'ın ilk çözmesi gereken iş Delgado'nun dönüşü sonrası takımdan gidecek isim. Beşiktaş'ın yabancı oyuncu transferi neredeyse imkansız. Orta sahaya bir kanat adamı alınmalı. Forvet konusunda şimdilik Holosko ve Nihat'ın iyi performansını beklemek zorunda Beşiktaş.

Trabzonspor gol yollarına çare arıyor. Gabriç son haftalar çıkış yakaladı. Fatih Tekke ismi hala dolaşıyor. Fatih Tekke dönerse iyi bir transfer olur. Tjikuzu takımdan yollanacak büyük ihtimalle. Savaşçı bir yabancı orta saha Trabzonspor'a çok lazım. Alanzinho'nun da son haftalarda yükselen performansı ikinci yarı öncesi umut verici.

Gençlerbirliği'nde istikrarlı oyuncu sayısı oldukça fazla. Kahe, İlhan, Serdar, Radeljic, Cem Can, Aykut ve Orhan birçok maçta takımlarını yalnız bırakmadı. Sonradan açılan Hurşut ve ilk haftaların gözdesi Harbuzi de takım için önemli oyuncular. Bu konuda Gençlerbirliği şanslı. Çünkü oyuncuların alternatifleri pek yok. Yedek kulübesine yeni adamlar alınmalı.

İstanbul Büyükşehir Belediyespor inişli çıkışlı performansını bu sezon da sürdürdü. Takım kadrosu geniş. Defansta değişik isimler görev alıyor. Sezon başı büyük ümitlerle alınan Can Ara, Taner ve Nsumbu hiçbir maçta ilk onbirde sahada değildi. Orta sahada Zeki, Efe, Sylla, Sehat gibi isimler çoğu maçta sahadaydı. Orta sahaya yaratıcı bir oyuncu şart. Transfer yapmasa da Büyükşehir Belediye ligde kalır.

Lige son derece iyi giren fakat daha sonraları hayal kırıklığı yaratan bir takım Eskişehirspor. Youla krizi patlak verdi en son olarak. Youla, Ümit Karan, Mehmet Yılmaz gibi iyi forvetlere sahip takım da en çok gol atanın Adem Sarı olması da takımda bir sorun olduğunun göstergesi. Yabancı bir forvet alınmalı. Orta sahaya ise ileriye dönük tecrübeli bir Türk orta saha lazım.

Antalyaspor'un yüzü Balili ve Tita transferinde gülmedi belki ama transferin son günlerinde Gençler'den kiralanan Jedinak takıma çok şey kattı. Geçen senenin dikkat çekenlerinden Dijehoua bu sene suskun. Zitouni de Jedinak ile birlikte takımı sırtlayan oyuncu. Şenol, Yalçın ve Orhan Ak savunmada istikrarlı. Bana göre güven vermiyor bu savunma. Antalyaspor'un kesinlikle savunmaya ihtiyacı var. Onu hallederlerse bu sene düşme korkusu yaşamazlar.

Gaziantepspor bana göre en iyi kadroya sahip takımlardan biri. Bana göre transfere falan da ihtiyaçları yok. İki maç üst üste kazanabilirlerse kendilerine güvenleri yerine gelebilir. Teknik direktör değişikliğini düşünmemeliler. Roland Linz transferinin gereksiz bir transfer olduğu kanaatindeyim. Bir Anadolu kulübüne üç yabancı çok fazla .

Kasımpaşa son 11 haftada 5 galibiyet, 5 beraberlik ve 1 yenilgi aldı. Kadronun çok geniş olduğu son derece açık. Yavaş yavaş uyum sağlayan bu takıma yeni adamlar sokmak takımın dengesini bozabilir.

Manisaspor, bana hala sanki bu ligde yokmuş gibi geliyor. Simpson dikkat çekti bir dönem sadece. Orta sahasına laf söylemek ayıp olur. Son derece mücadeleciler. Fakat forvet ve defans konusunda aynı şeyleri söyleyemem. Düşmemek için transfer şart. Transfer dışında takımdaki futbolcuların da daha istekli olmaları gerekiyor.

Diyarbakırspor'da kaleci Espinoza takımdan ayrıldı. Fakat kaleci konusunda sıkıntılı değiller. Gökhan ve Fevzi yeterli. Savunma tecrübeli isimlerden oluşuyor. Kasımpaşa'ya benzer bir durumları var. Takıma gelecek isimlerin takıma fazla birşey katacağı düşüncesinde değilim. En iyisi bu kadroyla devam etmek.

Ankaragücü'nün adama ihtiyacı var desek yalan atmış oluruz. Alt sıradaki takımların alt sırada olmalarının bir nedeni futbolcu fazlalığı. Ankaragücü transfer yerine bazı adamlar ile yollarını ayırmalı. İkinci yarı yeni bir teknik direktör ile zorlu bir süreç onları bekliyor.

Mehmet Yıldız'sız Sivas zorlu bir ilk yarı geçirdi. Gol yollarında sıkıntıları çok. Bilica'nın gidişi sonrası savunma toparlanamadı. Kaleci konusunda da şanssızlar. Akın birinci kaleci olmalı bence. Orta sahası geçen sezon forvetlere çok yarar sağlamıştı. Bu sezon öyle bir durum yok. Erman Kılıç çok kötüydü ilk yarı boyunca. Ersan Martin'i de dahil etsek olur. Kamanan dışında yabancılarından istediği verimi alamıyorlar. Beş yabancısı olan Sivas'a yabancı oyuncular transfer edilebilir. Agbetu'ya yeteri kadar şans verilmediğini düşünemiyorum. Ersen Martin kadar ısrar edilse Sivas için durum belki biraz farklı olurdu.

En dertli takım Denizlispor. Teknik direktör değişiklikleri yaşadı. Bazı oyuncularla yollar ayrıldı. Bazı oyuncuların sakatlıkları şanssızlıktı. Angelov-Roberts ikilisine bağımlı oynadılar ilk yarı boyunca. Onlar attıklarında ancak berabere kalabildiler. Çünkü savunmaları kötüydü. Bank Asya için en favori takım onlar. Kratochvil ve Tomas gibi iki değerli oyuncusunu yok yere gönderen Denizlispor bu günleri hak etti bana göre.

21 Aralık 2009 Pazartesi

Benziyorlar Kardeşim # 11

Avrupa kariyeri kötü başlayan , daha sonra İspanya'da tekrar hayata dönen Atletico Madrid'in 30 yaşındaki Uruguaylı etkili forveti Diego Forlan..

Başarılı olduğu dönemlerde sakatlığı nedeniyle 2002 ve 206 Dünya Kupaları kadrosuna alınamayan, çoğu futbolseverin sevmediği Milan'ın 32 yaşındaki emektarı Massimo Ambrosini..

Ç.Dardanelspor'un Maçları Neden İddaa'da Yok...


Son üç-dört haftadır maçlarımız İddaa'ya alınmıyor. Bunun nedenini gerçekten çok merak ediyorum. Acaba takımımızla ilgili bir şike ihbarı falan mı alındı. Yoksa orta sıralarda olduğumuz yüzünden maçlara asılmayacağımızı mı düşünüyorlar. Bence ikincisi. Umarım açıklanır neden olduğu. Böyle açıklamadan yapılan şeyler, başka insanların kulübümüz hakkında kötü düşünmesine neden olacaktır.

20 Aralık 2009 Pazar

Puyol'un Kollarına Yazık Değil Mi ?

Altı kupa kaldırmak büyük takımın yapabileceği birşey. Puyol da bu büyük takımın en önemli parçası. Başlığımız biraz esprili olsun istedim ama işin gerçeği böyle savaşçı ruhlu oyuncular azdır. Çok yakışmış altı kupa da eline Puyol'un...






18 Aralık 2009 Cuma

Espinoza Da Haklı


Noel tatili için Ekvador'a giden 27 yaşındaki kaleci kente bir daha dönmeyeceğini açıklamış. Nedeni malum. Futbol dışı sebepler. Kaçan futbolculara bir yenisi daha eklendi. Üzülüyoruz ama adama da hak vermek lazım.