06 Ocak 2010 Çarşamba

L'Imperatore'un Gözünden # 1


Efes Cup'ın olmadığı, transferin az olduğu bir devre arası geçiriyoruz. Tüm kulüpler arayışta hala. Beşiktaş'ın gönderilmeye aday bazı futbolcuları da rahatladı. Bir aydır gündemi meşgul ediyordu Delgado konusu. Delgado dönmeyince Tabata, Tello, Bobo hepsi rahatladı. Beşiktaşlıları da bazı kötü düşünceler sardı. Ya Bobo gönderilme korkusuyla son haftalar iyi oynadıysa. Bu düşüncelerle yeni sezona girecek Beşiktaş. Bir de bugün duyduk ki Necip'in kıymeti bilinmeye başlanmış. Ne mutlu. İnşallah -en azından- ilk 18'de görürürüz sıklıkla onu. Kendi madenini işlemeli artık Beşiktaş geç olmadan.

Çanakkale'den döndüm ki haberler arkamdan gelmeye başladı. Atahan'a sordum niye gönderildin diye. Ortada hiç bir şey yok, Buğra geldi diye gönderilmiş olabilirim dedi. Sebeplerden biri budur. Fakat bu sebep de dahil olmak üzere hepsi saçmadır. Bu sene hiç şikayetimizin olmadığı ender futbolculardan biriydi Atahan. Mücadelesini, hırsını ancak canlı izleyerek anlardınız. Sadece hırs yeter mi derseniz. Bazı oyuncular sadece hırslıdır ama Atahan öyle de değildi. Tam bir takım oyuncusuydu. Bizden daha iyi bir takımda forma giyebilecek bir oyuncu. Büyük ihtimalle de öyle olacak. Kendisine başarılar dileriz. Az ama öz formamızı terlettiği için.

Bursa'da gündem Sercan Yıldırım. Herkesin önceden yanında yer aldığı Sercan için durumlar biraz değişmiş durumda. Kaptan Ömer Erdoğan, Sercan'a uyarıda bulunmuş. Bir karar vermeli demiş. Pek de haksız değil. Bundan sonra Bursa'da iyi oynayamadığı her maç sonrası karşısında taraftarlarını bulabilir.

Four Four Two'da bu ay yer almamız bizler için çok sevindirici. Kısa zamanda bir hayli yol aldık. Destekler çoğaldıkça daha iyi şeyler ortaya çıkacağından da eminim. Bize yorumlarıyla desteği esirgemeyen herkese teşekkürlerimi sunarım.

Burak SAĞLAM;

05 Ocak 2010 Salı

Rakamlarla Futbol # 88


Euro 88 yarı finali. Dakika 88. Batı Almanya-Hollanda karşılaşması 1-1 devam ediyor. O dakikada sahneye çıkan isim Marco Van Basten. Durumu 2-1'e getiriyor. Geriden gelip maçı kazanan Hollanda, finalde de Van Basten'in de gol attığı maçta Sovyetler Birliği'ni mağlup edip kupaya uzandı.

Atahan Neden Gönderildi ?


Geldiği günden beri başarıyla mücadele eden, her topa kafasını uzatan, hırsıyla taraftarın çok sevdiği bir futbolcu durumuna gelen Atahan ile yollar ayrıldı. Ben dahil birçok kişiyi üzdü bu haber. Nedeni belirtilmeden gönderilmesi ise daha üzücü. En kısa zamanda bir açıklama bekliyoruz. Atahan ise kulüp bulmakta pek zorlanmaz. Süper Lig'den bile teklifler varmış. Nedenini öğrendikten sonra konuşmak daha iyi ama bu kadar ağır bir kararın alınmasına neden olan şeyin ne olduğunu çok merak ediyorum. Kötü oldu. Hem de çok.

Buğra Çanakkale'ye Döndü


Yeni yılın ilk yazısını biraz geç yazıyoruz. İyi bir haberle başlayacak ilk yazı. Çanakkaleli futbolseverler bilir Buğra'yı. Süratli bir futbolcuydu. İsmail ile birlikte Trabzonspor'a gittiler. Gittikleri yer biraz yanlıştı. Trabzon Karadenizspor falan derken İsmail geri döndü sezon başı. Gayet de iyi oynadı ilk yarı boyunca. Yönetim bunu görmüş olmalı ki Buğra'yı da kadroya katmış. Okan Koç'un gelmesini bekleyen bizler iki gün önce hayal kırıklığına uğrasak da bu haber bir nebze olsun iyi geldi. Eksikleri çoktu Buğra'nın. Son vuruşu berbattı. Trabzon'a gitmeleri kötü oldu demiştik ama İsmail'e yaradığını gördük. Koray ile geçmiş yıllarda forvet ikilisini de oluşturan Buğra'ya Karadeniz havasının iyi gelip gelmediğini bekleyip göreceğiz.

28 Aralık 2009 Pazartesi

Çanakkale Sana Kucak Açar Okan Koç


Okan Koç Altay'dan gönderildi. Yönetimin yapacağı iş çok kolay. Gidip Okan'ı alıp Çanakkale'ye getirmek. Okan Koç'un da bu durumda hayır diyeceğini sanmıyorum.

Bursaspor'dan Güzel Hamle


Bursaspor Iglesias'ı kadrosuna katmış. Beğendiğim bir forvet tipi. Ankaragücü sözleşmesini feshedince garipsemiştim. Meye, Konate gibi isimleri tercih ettiler Iglesias'a. Bursa cephesine gelince yararı çok olabilecek bir oyuncu. Turgay birkaç maç iyi oynasa da kapasitesi belli. Iglesias bence ondan çok daha iyi. Bu transferden sonra Sercan kesinlikle ellerinde kalmalı. Devre arasında yabancı bir ülkeden alınacak forvet, uyum sorunu yaşayabilirdi. Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi Tadeu yerine daha iyi bir forvet alınmalıydı. Iglesias her açıdan iyi oldu Bursaspor'a.

Mehmet Yıldız'ın Dönüşü


Geçen sene Sivasspor'daki iyi adamları say dediğimizde başlardık saymaya Hayrettin, Abdurrahman, Musa, Sezer, Mehmet Yıldız.. O eski halinden eser olmayan Sivasspor'un anladık ki herşeyi Mehmet Yıldız'mış. O olmayınca ne Hayretttin kaldı, ne Musa ne diğerleri. Herkes sahadaki bu adamlara bakacağına tribündeki Mehmet'e bakar oldu. Ona çevrilmiş oldu Sivaslıların gözleri. Geçen sene gol attıktan sonra Mehmet Yıldız tribündeki hocası Bülent Uygun'a koşmuştu. Şimdi ise Sivas tribünleri Mehmet Yıldız'ı sahaya atmak istiyor. Okuduğum haberlere göre sahada olacakmış sezonun ikinci yarısında. Ersen Martin'den sıkılan bizler için de müjdeli bir haber. Sivasspor'u kurtarabilecek mi bakalım Mehmet Yıldız.

27 Aralık 2009 Pazar

Delap ve Wenger


Taç atışlarının ayakla kullanılmasını istemiş Arsene Wenger. Tamam bu yanlış ya da doğru mantıklı bir fikirdir. Fakat neden ayakla kullanılmasına verdiği yanıt çok komik. Rory Delap'ı örnek göstererek , bazı futbolcuların uzun taçlarının o takımlara haksız avantaj sağladığını öne sürmüş. Delap Stoke adına maçta birkaç uzun taç atınca ne olacak. Başka takımlar demez mi biz de Fabregas yok , bu haksız avantaj, biz Premier Lig'den çekilelim. Her takım başarılara takımda bulunan oyuncuların belirli özellikleriyle ulaşır. Wenger de diğer takımlarda bulunmayan nitelikteki futbolcularla şampiyonluklar yaşadı. Ama dediği gerçekten komik. Son dönemlerde Wenger istediği başarılara ulaşamadıkça bahaneler üretiyor. Yakışmıyor böyle bir teknik adama. Wenger oyuncu seçerken neye göre seçiyor acaba. Fiziklerine bakarak mı..

A-2 Ligi Tam Bize Göre


Birçok Süper Lig ekibinin de takımınun bulunduğu A-2 Ligi Ege Grubu'nda Çanakkale Dardanelspor 16 maç sonunda ikinci sırada yer aldı. A-2 Ligi başlarken bunu öngörmek çok zor değildi. Çanakkale Dardanel'in altyapısı birçok takıma göre daha iyi. Buna sevinsek mi üzülsek mi bilmiyoruz. Bizim için iyi ama Süper Lig takımları ve Türk futbolu için kötü bir haber aslında. Formda olan oyuncular ikinci yarıda Bank Asya'da oynayabilir. Tebrik ediyoruz A-2 Ligi takımını. Bu arada Çanakkale U-14 ve Galatasaray U-14 takımlarının karşı karşıya geldiği maçta kazanan ekip 3-1'lik skorla Ç.Dardanel oldu.

26 Aralık 2009 Cumartesi

Ronaldo Vs Velet

25 Aralık 2009 Cuma

Tarihten / Meksika 1970 Şampiyon Kadro


Sol Üstten; Carlos Alberto, Felix, Piazza, Brito, Clodoaldo ve Everaldo
Sol Alttan; Jairzinho, Gerson, Tostao, Pelé ve Rivelino.

Benziyorlar Kardeşim # 12

Tomas Ujfalusi


Uğur Uçar

17 Hafta Sonunda Akılda Kalan 17 Olay

17 hafta sonunda aklımda kalan 17 olayı yazmak istedim.. Liste şöyle ;

1- Fenerbahçe'nin devreyi lider kapatması ve sezona lig tarihinin en iyi başlangıcı olan 8'de 8 ile başlaması,

2- Makukula'nın oynadığı 14 maçta 13 kez rakip fileleri havalandırması, 2 kez kendi kalesini bulması, ilk devreyi gol kralı olarak tamamlaması,

3- Mustafa Denizli'nin her maça farklı 11 ile çıkması, üst üste 2 maç aynı 11'le sahaya çıkmaması,

4- Roberto Carlos'un devre arasını beklemeden, şampiyonluk yaşayamadan ülkesine dönmesi,

5- Ankaraspor'un küme düşürülmesi, ligin 17 takımla devam etmesi, Ankaragücü'nün Ankaraspor'un bütün oyuncularını alması,

6- Üç büyüklerin birbirini üçlemesi, 5. haftada Ali Sami Yen'de Galatasaray'ın Beşiktaşa, 10. haftada Saraçoğlu'nda Fenerbahçe'nin Galatasaray'a, 14. haftada da İnönü'de Beşiktaş'ın Fenerbahçe'ye 3 atması,

7- Nobre'nin bu sezon Süper Lig'de golle tanışmasının 17. haftayı bulması,

8- Doğruluğu kanıtlanmasa da Kazım Kazım, Vederson, Dos Santos'un kelepçeli seks partisine katılması,

9- Diyarbakırspor kalecisi Espinoza'nın şehirden kaçması, sebebini de bölgedeki terör eylemlerine bağlaması,

10-Kötü giden takımların ilk başvurduğu isim olan Yılmaz Vural'ın başa gelmesiyle birlikte Kasımpaşa'nın son 11 haftada sadece bir mağlubiyet alması,

11- İlk 4 hafta mağlubiyet yüzü görmeyen Belediye'nin ilk mağlubiyetini Trabzon'dan 6-1 gibi farklı bir skorla alması, 6-1'den sonra ki dört hafta daha mağlubiyet almayan Belediye'nin bu sefer de Bursa'da 6-0 mağlup olması,

12- Rijkaard'ın Bursaspor maçında özel sebeblerden dolayı takımın başında olamaması, yerine Neeskens'in takımın başında sahaya çıkması ve bir pozisyonda Ozan İpek'e saldırması,

13- Mustafa Sarp'ın kendini parçalaması ve hakeme alenen küfür etmesine rağmen bir maç, Kazım Kazım'ın fuck off'una 4 maç ceza verilmesi,

14- Ferrari ve Sivok ikilisi. Ferrari'nin ilk geldiğinde parası çok tartışıldı. Ama sonra parasının hakkını verdiğini gösterdi. Bu ikilinin iyi bir uyum sağlayarak Beşiktaş'ın 10 maçta gol yememesini sağlaması,

15- Biraz magazinsel ama yapcak bişey yok. Aklımızda kalan bir olay. Arda'nın arkadaşımın sevgilisi, kardeşim dediği Sinem Kobal'la bir ilişkiye başlaması,

16- Fenerbahçe'nin Gaziantep'de öne geçtiği maçta son dakikalarda 2 gol yiyerek mağlup olması, Beşiktaş'ın aynı şekilde İnönü'de Bursa'ya son dakilarda boyun eğmesi ve Sami Yen'de Galatasaray'ın son dakika golüyle Belediye'ye puan kaptırması,

17- Sivasspor'un muhteşem 2 sezonundan sonra bu sezona çok kötü bir başlangıç yapması ve Bülent Uygun'un istifası. Deyim yerindeyse Sivasspor ve Bülent Uygun'un çöküşü,

Bizim aklımızda kalan 17 olay.

Bizim gözden kaçırdığımız ve sizin de aklınızda kalan olaylar varsa yorumlarınızı bekleriz.

24 Aralık 2009 Perşembe

İşte Bu Güzel / Geçmiş Olsun Adnan Başkan

İnşallah Özer

Dün akşam oynanan Fenerbahçe-Altay maçını tartışmasız yıldızı Özer'di. Geldiği günden bu yana takımda bir şekilde görev almasını istediğim oyuncuların başında geliyordu. Israrla Alex'i örnek alması, idmanlarda onunla birlikte çalışması, kendini geliştirmesi için çok büyük bir fırsattı. Zamanında Emre'nin Hagi'yle olan bağına benziyordu bu. Alex, Özer için büyük bir fırsattı ve Özer çok iyi değerlendirmeye başladı.

Sezon başında yaşadığı sakatlıklar, Dos Santos'un Carlos nedeniyle gerçek mevkisinde olmayıp sol açıkta oynaması, sağ kanatta Kazım Kazım-Topuz ikilisi, ve gerçek bölgesinde de Alex'in olması onun forma bulmasını bir hayli güçleştirdi. Hep Santos'un gerçek bölgesinde oynayıp Özer'e şans verilmesini bekledik. Ya da Kazım veya Topuz yerine denenmesini düşündük. Ama birşeylerin yolunda gitmesi için ne kadar yetenekli olursan ol, şansın da yanında olması gerekiyor. Carlos'un erken vedasıyla Dos Santos'un kendi bölgesine geçmesi, Özer'in şansı oldu. Ankaragücü maçında ilk kez ligte ilk 11 başlamasını sağladı. Ve bu şansı çok iyi kullandı. Sürekli sorumluluk almaya çalışması, gerçekleştiremediği düşüncenin üstüne bir daha denemesi ki o maçta bir şut girişimi çok kötü sonuçlanmıştı. Hemen bir kaç pozisyon sonra bir daha denemesi korkmadığını, denemekten kaçmadığını gösterdi. Sorumluluk alma isteği beni çok umutlandırdı. O pozisyonlarda hafif bir Alex vardı sanki. Tabii oyun karakterinde bu özellikler olmasa, ne kadar örnek alırsa alsın bir yere kadar geliştirebilir kendini. Sonuçta o güzel oyununu Alex'in beraberlik golünde ki asistiyle süsledi. Çok ince pastı gerçekten. Maç sonrası da Alex'in '' Daum'u sıkıntılı günler bekliyor. Özer'in bir şekilde bu takımda görev alması lazım '' gibi açıklamaları onun güvenini arttıran faktörlerden oldu. Bir sonra ki hafta Trabzonspor maçında da gene güzel oyunuyla taraftarını etkilemişti. Ve dün akşam. Alex'in yokluğunda ileri uca çok daha yakın oynadı. Maçın yıldızı oldu tartışmasız. 2 golle süsledi oyununu. Maç sonunda da '' 3-4 yıl sonra Alex'in yerinde olmak istiyorum'' dedi.

Bir Fenerbahçe taratarı olarak bende bunu istiyorum. Alex'in gidişiyle çok ama çok üzülecek olsak da, senin parladığını görmek bizi mutlu edecektir. Hem Fenerbahçe'nin hemde Milli Takım'ımızın senin gibi yeteneklere ihtiyacı var. Milli Takım'ımızda da uzun bir süredir '' 10 numara '' eksikliği olduğu bir gerçek. Sergen'den beri o tarz bir oyuncu gelemedi. Arda'da biraz solu sevince ortası boş kaldı. Umarız o boşluğu sen doldurursun. İnşallah dediğin gibi olur Özer..